15 nisan 1912 yılında bir buzdağına çarparak batan titanic adlı gemi 97 yaşına giriyor.titaniğin tarihçesi ise şöyle.
Herkes Titanic'in hikayesini bilir: 17 bin işçinin emeğiyle oluşturulan dünyanın en büyük gemisi, 20 yüzyılın simgesi olacaktı. İngiltere'nin Southampton limanından 1912 yılında New York'a ilk yolculuğuna çıktığında 2 bin 227 yolcu birer servet ödeyerek bugüne kadar yapılmış en lüks ve sağlam gemide yerlerini almışlardı. Birinci sınıf kamaraların 55 bin dolara satıldığı ilk yolculukta Avrupa ve Amerika'nın kaymak tabakasının yanı sıra geminin yapımcısı Thomas Andrews'de yer alıyordu.
Gemiyi yapan mühendislerin iddiası Titanic'in batırılamayacağıydı. Herşeyden önce geminin tabanı birbirinden bağımsız kompartmanlardan oluşmuştu.
Herhangi bir nedenle gemi alttan bir darbe aldığında sadece darbeyi alan bölüm su alacaktı. En kötü olasılık olarak iki geminin çarpışması durumunda dahi kompartmanların bir kısmı su alacak, bu durumda da geminin batması en az üç gün sürecekti. Bu kadar uzun bir sürede mutlaka yardım geleceği düşünülürse Titanic dünyanın en güvenilir gemisiydi. Üstelik dünyanın en kaliteli çeliği bu gemi için kullanılmıştı.
Çelikteki sülfür
Titanic'i tarih yapan ikinci ayrıntı ise, dönemin en güçlü çeliğini döken mühendislerin, metale gerekli esnekliği veren maddeleri eklememiş olmaları. Deniz dibinden çıkarılan çelik parçalarla, günümüzde gemilerde kullanılan çelik üzerinde yapılan testler bunu açıkça ortaya koydu. Geminin battığı bölgedeki su sıcaklığı olan -1 derecede alkol içinde yapılan testlerde günümüzde kullanılan çelik darbe karşısında V şeklinde bükülürken, Titanic'ten çıkan çelik parçaları önce direnç gösterdi ancak ardından esneme göstermeden parçalandı. Modern teknoljiyle üretilen çeliğin aynı şekilde parçalanması için - 60, -70 dereceye kadar soğutulması gerekiyor. Ancak dönemin mühendislerini bu konuda suçlamamak gerekiyor. Mühendislerin dayanıklılık vermesi için çelikte kullandıkları bol miktardaki sülfürün çeliğin kırılganlığını arttırdığını o zamanlar kise bilmiyordu.
titanic dünyanın en büyük gemi kazasıydı.tam 1500 insanın ölümüne yol açmıştı.
3 Nisan 2009 Cuma
19 Mart 2009 Perşembe
3/A sınıfındaki günler
bizim sınıf 3/A.30 kişilik bir kapasiteye sahip.17 kız 12 erkek.her cuma günleri beden eğitimi dersi var.19 mart 2009 perşembe gününde seviye belirleme sınavı olduk
iyi geçti ama inşallah yüksek not alırım.size çok kötü bir kavgayı anlatıcam.maç oynuyorduk.erdinç özeri birden ittirdi.öyle bir kavga çıktıkibirbirlerinin saçlarını tutup kafalarını geriye çektiriyolardı.öyle güldükkisonra özerle erdinç bizi kovalamaya başladı.erdinç dövcem len sizi diye böğürüyodu.sonunda izimizi kaybettirdik.bende cem arkadaşımla oturuyorum.bazen onunlada kavga ettiğimiz oluya ama sonra brışıyoruz
daha iyi günlere...
iyi geçti ama inşallah yüksek not alırım.size çok kötü bir kavgayı anlatıcam.maç oynuyorduk.erdinç özeri birden ittirdi.öyle bir kavga çıktıkibirbirlerinin saçlarını tutup kafalarını geriye çektiriyolardı.öyle güldükkisonra özerle erdinç bizi kovalamaya başladı.erdinç dövcem len sizi diye böğürüyodu.sonunda izimizi kaybettirdik.bende cem arkadaşımla oturuyorum.bazen onunlada kavga ettiğimiz oluya ama sonra brışıyoruz
daha iyi günlere...
1 Mart 2009 Pazar
sırlarla dolu bir okyanus ***ATLAS OKYANUSU***
atlas okyanusu bana göre sırlarla bilinmeyen şeylerle dolu bir okyanus gibi geliyor.
hatta titanic adlı gemi orada batmış,ve titaniğin buzdağına çarptıktan sonra durduğu yerde o kadar çok gemi batmışki artık bilim adamları orada bermuda şeytan üçgeninin olduğunu düşünmeye başlamışlar.atlas okyanusu okyanusların en küçük olanıdır.yani dünyadaki 3 okyanusun içinde 3. sırada yani son sıradadır.bermuda şeytan üçgenide atlas okyanusunda.atlas okyanusunun eski adı atlantik okyanudur.okyanusun isimleri ise şunlardır:pasifik okyanusu,hint okyanusu ve atlas okyanusu.
yorumlarınızı bekliyorum
hatta titanic adlı gemi orada batmış,ve titaniğin buzdağına çarptıktan sonra durduğu yerde o kadar çok gemi batmışki artık bilim adamları orada bermuda şeytan üçgeninin olduğunu düşünmeye başlamışlar.atlas okyanusu okyanusların en küçük olanıdır.yani dünyadaki 3 okyanusun içinde 3. sırada yani son sıradadır.bermuda şeytan üçgenide atlas okyanusunda.atlas okyanusunun eski adı atlantik okyanudur.okyanusun isimleri ise şunlardır:pasifik okyanusu,hint okyanusu ve atlas okyanusu.
yorumlarınızı bekliyorum
23 Şubat 2009 Pazartesi
***inanılmaz kozmik güçler***
bu kozmiklere niyese çok taktım.inanılmaz kozmik müdür yardımcıları,inanılmaz kozmik okul müdürleri ve şimdide inanılmazKozmik irade, "evrendeki bilim" demektir ve kozmik irade kainatı idare eden tek 1 merkez kuvvet olduğunu ve merkezin de bize neler bildirdiğini araştırmaktadır.
Kainatı anlamak sebebiyle, uzay ve vakit ilişkisinden sıyrılarak kozmik 1 bilince ermek gereklidir.
Zira, kozmik irade kainatta olan hadiselerin nasılını, niçinini, nedenini araştırmaktadır.
Kozmik irade, "evrendeki bilim" demektir ve kozmik irade kainatı, hayvanatı, nebatatı idare eden tek 1 merkez kuvvet olduğunu ve merkezin de bize neler bildirdiğini araştırmaktadır. Kozmik irade bu yönü birlikte, kainat kitabıdır. Yani insan ruhen üstün vasıflar kazandığında kozmik irade ve ötesine geçebilecek ve bütün bu kozmik enerjiden yansıyan bilgiler insana bildirilecektir. Yaratıcı bize ebedi veri vermiştir, fakat bunu kullanmak için belli başlı birtakım şeylerden geçmemiz ve ruhen olgunlaşmamız gerekmektedir. Yani , insan’ın içindeki giz ve veri kozmik bilgidir ve bu kozmik bilince yalnız ruhen erişilebilir.
Normalde bizim konuştuğumuz ya da duyduğumuz ses dalgaları, kozmik evrende mevcut olan her ses dalgaları içersinde 1 iğne ucu kadar mekan tutar. Gördüğümüz renkler ise, yalnızca al birlikte mor arasındaki renklerdir. Yine algıladığımız kokular, duygular, hisler bizim ölçülerimize göredir, ama bunun ötesinde farklı evrenler, boyutlar bulunur ve kozmik irade bunu araştırır.
Dünyanın büyük 1 patlamayla (Big Bang) oluştuğunu ve bu patlamayla sürekli 1 enerjinin yayılıp genişlediğini ve genişlemeyle ile kozmik enerjinin ortaya çıktığını algılayabilirsek, kainatı anlayabilir ve bu kozmik enerjiye bağlanabiliriz. Yani uzayın genişlemesi ve yayılan enerjinin bütün kozmosu etkilediğini göz önünde bulundurursak, bizlerin de bu enerjiden etkilendiğimiz aşikardır.
İnsan kozmolojik 1 canlıdır ve etrafında devamlı güç varlıkları (melekler) vardır. Ruhumuz ise irade ötemiz birlikte bağlantılıdır ve düş zannettiğimiz şeyler, aslında gerçektir. Bizim ruh halimize ve düşüncelerimize göre, etrafımızdaki bu kozmik güç biçim değiştirmektedir.
Aslında insan, diğer kozmik varlıklar gibi, devamlı güç yansıtan (bio enerji) ve kozmik irade ötesine geçebilen (astral seyahat) 1 varlıktır. fakat malesef, epey az insan bu yönde kendisini geliştirmek veya bu yönünü kullanmak ister. Yaratıcı bize kendi kozmik enerjisinden vermiştir ve insan bu yönü birlikte yaratıcının boyası birlikte boyanmıştır. Bizi kuşatan kozmik enerjiden ve renklerden istifade ederek, ruhsal bio enerjimizi yansıtabilme gücüne erişebilmek için; öncelikle, meditasyon (bilinç ötesine geçiş) yapılmalı ve arkasından ise, ruh bedeni birlikte düşünme ve algılama yeteneğine ulaşmak gereklidir.
Bu yönde kendisini geliştirmek isteyen insanlar için kozmik kapılar ve kozmik bilgiler bütün vakit açıktır kozmik güçler.bu kozmik güçcün anlamı bu
işte kozmik güç bu
Kainatı anlamak sebebiyle, uzay ve vakit ilişkisinden sıyrılarak kozmik 1 bilince ermek gereklidir.
Zira, kozmik irade kainatta olan hadiselerin nasılını, niçinini, nedenini araştırmaktadır.
Kozmik irade, "evrendeki bilim" demektir ve kozmik irade kainatı, hayvanatı, nebatatı idare eden tek 1 merkez kuvvet olduğunu ve merkezin de bize neler bildirdiğini araştırmaktadır. Kozmik irade bu yönü birlikte, kainat kitabıdır. Yani insan ruhen üstün vasıflar kazandığında kozmik irade ve ötesine geçebilecek ve bütün bu kozmik enerjiden yansıyan bilgiler insana bildirilecektir. Yaratıcı bize ebedi veri vermiştir, fakat bunu kullanmak için belli başlı birtakım şeylerden geçmemiz ve ruhen olgunlaşmamız gerekmektedir. Yani , insan’ın içindeki giz ve veri kozmik bilgidir ve bu kozmik bilince yalnız ruhen erişilebilir.
Normalde bizim konuştuğumuz ya da duyduğumuz ses dalgaları, kozmik evrende mevcut olan her ses dalgaları içersinde 1 iğne ucu kadar mekan tutar. Gördüğümüz renkler ise, yalnızca al birlikte mor arasındaki renklerdir. Yine algıladığımız kokular, duygular, hisler bizim ölçülerimize göredir, ama bunun ötesinde farklı evrenler, boyutlar bulunur ve kozmik irade bunu araştırır.
Dünyanın büyük 1 patlamayla (Big Bang) oluştuğunu ve bu patlamayla sürekli 1 enerjinin yayılıp genişlediğini ve genişlemeyle ile kozmik enerjinin ortaya çıktığını algılayabilirsek, kainatı anlayabilir ve bu kozmik enerjiye bağlanabiliriz. Yani uzayın genişlemesi ve yayılan enerjinin bütün kozmosu etkilediğini göz önünde bulundurursak, bizlerin de bu enerjiden etkilendiğimiz aşikardır.
İnsan kozmolojik 1 canlıdır ve etrafında devamlı güç varlıkları (melekler) vardır. Ruhumuz ise irade ötemiz birlikte bağlantılıdır ve düş zannettiğimiz şeyler, aslında gerçektir. Bizim ruh halimize ve düşüncelerimize göre, etrafımızdaki bu kozmik güç biçim değiştirmektedir.
Aslında insan, diğer kozmik varlıklar gibi, devamlı güç yansıtan (bio enerji) ve kozmik irade ötesine geçebilen (astral seyahat) 1 varlıktır. fakat malesef, epey az insan bu yönde kendisini geliştirmek veya bu yönünü kullanmak ister. Yaratıcı bize kendi kozmik enerjisinden vermiştir ve insan bu yönü birlikte yaratıcının boyası birlikte boyanmıştır. Bizi kuşatan kozmik enerjiden ve renklerden istifade ederek, ruhsal bio enerjimizi yansıtabilme gücüne erişebilmek için; öncelikle, meditasyon (bilinç ötesine geçiş) yapılmalı ve arkasından ise, ruh bedeni birlikte düşünme ve algılama yeteneğine ulaşmak gereklidir.
Bu yönde kendisini geliştirmek isteyen insanlar için kozmik kapılar ve kozmik bilgiler bütün vakit açıktır kozmik güçler.bu kozmik güçcün anlamı bu
işte kozmik güç bu
22 Şubat 2009 Pazar
***inanılmaz kozmik okul müdürleri***
bu seferde okul müdürlerinden korkmaya başladım.İzmir'de bir okul müdürü öğretmeni dövmüş. o okul müdürünü allah bildiği gibi yapsın.bizim okul müdürüde çok sinirli olmaya başladı.bizim sınıf okul müdüründen korkmaya başladı.birkaç çocuk okul müdürüne gidip dövülmüş galiba okul müdürü tarafından.
21 Şubat 2009 Cumartesi
günler güzelleşmeye başlıyor
artık günlerim eskisi gibi kötü değil.o yüzden çok sevinçliyim.ama seda ablamın bileciğe atanması%90.inşallah seda ablam bileciğe atanırda hep bizle olur
13 Şubat 2009 Cuma
neyim var ki
şimdi size ceza ve sakopa kajmer in birlikte soylediği bir şarkının sözünü yazıcam
bir bahçemiz var
bir taraf çiçekli,bir tarafsa çöl.
bir tarafta gökkuşağı,öbür tarafsa çöl.
sınırda kalmışlardanız biz.
hep sınıfta kalmışlardan çok uzaktayız.
sıkıntı çekmişlere yakın bir yerde.
çölde kazanılan zaferler.
hepsi kanla yazılır.
ahmak olmsaydın insan.
tüm zaferler dostça kazanılırdı.
her gün doğumundan gün batımına.
her geceden gündüze işlenen bir suç var.
her bir yerde bahçemiz var.
cümle derde ol deva diye dua ederdi günde bin defa
fayda yok! bu çok fena...
çare yok!bu bir bela...
sanki yoktu basta...
hepsi kalsın...
alemimde sagopa ve ceza,
rap için bir pranga...
ilhan perilerim,
yorgun ellerim.
ve miskin armağan düşüncemin
yanında emanetim bu bedene
şimdilik bu kadar yazıyorum çünkü çok uzun bir şarkı.
bir bahçemiz var
bir taraf çiçekli,bir tarafsa çöl.
bir tarafta gökkuşağı,öbür tarafsa çöl.
sınırda kalmışlardanız biz.
hep sınıfta kalmışlardan çok uzaktayız.
sıkıntı çekmişlere yakın bir yerde.
çölde kazanılan zaferler.
hepsi kanla yazılır.
ahmak olmsaydın insan.
tüm zaferler dostça kazanılırdı.
her gün doğumundan gün batımına.
her geceden gündüze işlenen bir suç var.
her bir yerde bahçemiz var.
cümle derde ol deva diye dua ederdi günde bin defa
fayda yok! bu çok fena...
çare yok!bu bir bela...
sanki yoktu basta...
hepsi kalsın...
alemimde sagopa ve ceza,
rap için bir pranga...
ilhan perilerim,
yorgun ellerim.
ve miskin armağan düşüncemin
yanında emanetim bu bedene
şimdilik bu kadar yazıyorum çünkü çok uzun bir şarkı.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)