3 Nisan 2009 Cuma

15 nisan titanik 97 yaşında...

15 nisan 1912 yılında bir buzdağına çarparak batan titanic adlı gemi 97 yaşına giriyor.titaniğin tarihçesi ise şöyle.
Herkes Titanic'in hikayesini bilir: 17 bin işçinin emeğiyle oluşturulan dünyanın en büyük gemisi, 20 yüzyılın simgesi olacaktı. İngiltere'nin Southampton limanından 1912 yılında New York'a ilk yolculuğuna çıktığında 2 bin 227 yolcu birer servet ödeyerek bugüne kadar yapılmış en lüks ve sağlam gemide yerlerini almışlardı. Birinci sınıf kamaraların 55 bin dolara satıldığı ilk yolculukta Avrupa ve Amerika'nın kaymak tabakasının yanı sıra geminin yapımcısı Thomas Andrews'de yer alıyordu.
Gemiyi yapan mühendislerin iddiası Titanic'in batırılamayacağıydı. Herşeyden önce geminin tabanı birbirinden bağımsız kompartmanlardan oluşmuştu.



Herhangi bir nedenle gemi alttan bir darbe aldığında sadece darbeyi alan bölüm su alacaktı. En kötü olasılık olarak iki geminin çarpışması durumunda dahi kompartmanların bir kısmı su alacak, bu durumda da geminin batması en az üç gün sürecekti. Bu kadar uzun bir sürede mutlaka yardım geleceği düşünülürse Titanic dünyanın en güvenilir gemisiydi. Üstelik dünyanın en kaliteli çeliği bu gemi için kullanılmıştı.

Çelikteki sülfür
Titanic'i tarih yapan ikinci ayrıntı ise, dönemin en güçlü çeliğini döken mühendislerin, metale gerekli esnekliği veren maddeleri eklememiş olmaları. Deniz dibinden çıkarılan çelik parçalarla, günümüzde gemilerde kullanılan çelik üzerinde yapılan testler bunu açıkça ortaya koydu. Geminin battığı bölgedeki su sıcaklığı olan -1 derecede alkol içinde yapılan testlerde günümüzde kullanılan çelik darbe karşısında V şeklinde bükülürken, Titanic'ten çıkan çelik parçaları önce direnç gösterdi ancak ardından esneme göstermeden parçalandı. Modern teknoljiyle üretilen çeliğin aynı şekilde parçalanması için - 60, -70 dereceye kadar soğutulması gerekiyor. Ancak dönemin mühendislerini bu konuda suçlamamak gerekiyor. Mühendislerin dayanıklılık vermesi için çelikte kullandıkları bol miktardaki sülfürün çeliğin kırılganlığını arttırdığını o zamanlar kise bilmiyordu.




titanic dünyanın en büyük gemi kazasıydı.tam 1500 insanın ölümüne yol açmıştı.

19 Mart 2009 Perşembe

3/A sınıfındaki günler

bizim sınıf 3/A.30 kişilik bir kapasiteye sahip.17 kız 12 erkek.her cuma günleri beden eğitimi dersi var.19 mart 2009 perşembe gününde seviye belirleme sınavı olduk
iyi geçti ama inşallah yüksek not alırım.size çok kötü bir kavgayı anlatıcam.maç oynuyorduk.erdinç özeri birden ittirdi.öyle bir kavga çıktıkibirbirlerinin saçlarını tutup kafalarını geriye çektiriyolardı.öyle güldükkisonra özerle erdinç bizi kovalamaya başladı.erdinç dövcem len sizi diye böğürüyodu.sonunda izimizi kaybettirdik.bende cem arkadaşımla oturuyorum.bazen onunlada kavga ettiğimiz oluya ama sonra brışıyoruz


daha iyi günlere...

1 Mart 2009 Pazar

sırlarla dolu bir okyanus ***ATLAS OKYANUSU***

atlas okyanusu bana göre sırlarla bilinmeyen şeylerle dolu bir okyanus gibi geliyor.
hatta titanic adlı gemi orada batmış,ve titaniğin buzdağına çarptıktan sonra durduğu yerde o kadar çok gemi batmışki artık bilim adamları orada bermuda şeytan üçgeninin olduğunu düşünmeye başlamışlar.atlas okyanusu okyanusların en küçük olanıdır.yani dünyadaki 3 okyanusun içinde 3. sırada yani son sıradadır.bermuda şeytan üçgenide atlas okyanusunda.atlas okyanusunun eski adı atlantik okyanudur.okyanusun isimleri ise şunlardır:pasifik okyanusu,hint okyanusu ve atlas okyanusu.

yorumlarınızı bekliyorum

23 Şubat 2009 Pazartesi

***inanılmaz kozmik güçler***

bu kozmiklere niyese çok taktım.inanılmaz kozmik müdür yardımcıları,inanılmaz kozmik okul müdürleri ve şimdide inanılmazKozmik irade, "evrendeki bilim" demektir ve kozmik irade kainatı idare eden tek 1 merkez kuvvet olduğunu ve merkezin de bize neler bildirdiğini araştırmaktadır.

Kainatı anlamak sebebiyle, uzay ve vakit ilişkisinden sıyrılarak kozmik 1 bilince ermek gereklidir.

Zira, kozmik irade kainatta olan hadiselerin nasılını, niçinini, nedenini araştırmaktadır.

Kozmik irade, "evrendeki bilim" demektir ve kozmik irade kainatı, hayvanatı, nebatatı idare eden tek 1 merkez kuvvet olduğunu ve merkezin de bize neler bildirdiğini araştırmaktadır. Kozmik irade bu yönü birlikte, kainat kitabıdır. Yani insan ruhen üstün vasıflar kazandığında kozmik irade ve ötesine geçebilecek ve bütün bu kozmik enerjiden yansıyan bilgiler insana bildirilecektir. Yaratıcı bize ebedi veri vermiştir, fakat bunu kullanmak için belli başlı birtakım şeylerden geçmemiz ve ruhen olgunlaşmamız gerekmektedir. Yani , insan’ın içindeki giz ve veri kozmik bilgidir ve bu kozmik bilince yalnız ruhen erişilebilir.

Normalde bizim konuştuğumuz ya da duyduğumuz ses dalgaları, kozmik evrende mevcut olan her ses dalgaları içersinde 1 iğne ucu kadar mekan tutar. Gördüğümüz renkler ise, yalnızca al birlikte mor arasındaki renklerdir. Yine algıladığımız kokular, duygular, hisler bizim ölçülerimize göredir, ama bunun ötesinde farklı evrenler, boyutlar bulunur ve kozmik irade bunu araştırır.

Dünyanın büyük 1 patlamayla (Big Bang) oluştuğunu ve bu patlamayla sürekli 1 enerjinin yayılıp genişlediğini ve genişlemeyle ile kozmik enerjinin ortaya çıktığını algılayabilirsek, kainatı anlayabilir ve bu kozmik enerjiye bağlanabiliriz. Yani uzayın genişlemesi ve yayılan enerjinin bütün kozmosu etkilediğini göz önünde bulundurursak, bizlerin de bu enerjiden etkilendiğimiz aşikardır.

İnsan kozmolojik 1 canlıdır ve etrafında devamlı güç varlıkları (melekler) vardır. Ruhumuz ise irade ötemiz birlikte bağlantılıdır ve düş zannettiğimiz şeyler, aslında gerçektir. Bizim ruh halimize ve düşüncelerimize göre, etrafımızdaki bu kozmik güç biçim değiştirmektedir.

Aslında insan, diğer kozmik varlıklar gibi, devamlı güç yansıtan (bio enerji) ve kozmik irade ötesine geçebilen (astral seyahat) 1 varlıktır. fakat malesef, epey az insan bu yönde kendisini geliştirmek veya bu yönünü kullanmak ister. Yaratıcı bize kendi kozmik enerjisinden vermiştir ve insan bu yönü birlikte yaratıcının boyası birlikte boyanmıştır. Bizi kuşatan kozmik enerjiden ve renklerden istifade ederek, ruhsal bio enerjimizi yansıtabilme gücüne erişebilmek için; öncelikle, meditasyon (bilinç ötesine geçiş) yapılmalı ve arkasından ise, ruh bedeni birlikte düşünme ve algılama yeteneğine ulaşmak gereklidir.

Bu yönde kendisini geliştirmek isteyen insanlar için kozmik kapılar ve kozmik bilgiler bütün vakit açıktır kozmik güçler.bu kozmik güçcün anlamı bu

işte kozmik güç bu

22 Şubat 2009 Pazar

***inanılmaz kozmik okul müdürleri***

bu seferde okul müdürlerinden korkmaya başladım.İzmir'de bir okul müdürü öğretmeni dövmüş. o okul müdürünü allah bildiği gibi yapsın.bizim okul müdürüde çok sinirli olmaya başladı.bizim sınıf okul müdüründen korkmaya başladı.birkaç çocuk okul müdürüne gidip dövülmüş galiba okul müdürü tarafından.

21 Şubat 2009 Cumartesi

günler güzelleşmeye başlıyor

artık günlerim eskisi gibi kötü değil.o yüzden çok sevinçliyim.ama seda ablamın bileciğe atanması%90.inşallah seda ablam bileciğe atanırda hep bizle olur

13 Şubat 2009 Cuma

neyim var ki

şimdi size ceza ve sakopa kajmer in birlikte soylediği bir şarkının sözünü yazıcam

bir bahçemiz var
bir taraf çiçekli,bir tarafsa çöl.
bir tarafta gökkuşağı,öbür tarafsa çöl.
sınırda kalmışlardanız biz.
hep sınıfta kalmışlardan çok uzaktayız.
sıkıntı çekmişlere yakın bir yerde.
çölde kazanılan zaferler.
hepsi kanla yazılır.
ahmak olmsaydın insan.
tüm zaferler dostça kazanılırdı.
her gün doğumundan gün batımına.
her geceden gündüze işlenen bir suç var.
her bir yerde bahçemiz var.
cümle derde ol deva diye dua ederdi günde bin defa
fayda yok! bu çok fena...
çare yok!bu bir bela...
sanki yoktu basta...
hepsi kalsın...
alemimde sagopa ve ceza,
rap için bir pranga...

ilhan perilerim,
yorgun ellerim.
ve miskin armağan düşüncemin
yanında emanetim bu bedene


şimdilik bu kadar yazıyorum çünkü çok uzun bir şarkı.

5 Şubat 2009 Perşembe

hayat belasız bi hayat olsa

keşke hayatta kötü bişey olasa ne güzel olurdu.alışmaya çalışmak diye bi şey yoook.alışmak zorundayım.üzülmemek diye bişey yok üzülmek zorundayım.keşke arabalar birbirine çarpınca bişey olmasa, gemiler bi yere çarpınca batmasa,trenler raydan çıkmasa.hey gidi hayat eeeey.işte böyle bişey bu hayat.hep böyle haberler duyuyosun yıkılıyosun veya sarsılıyosun.heo böyle oluyo.şöyle neşeli bi hayat olsa kimse ölmese 400.000 veya 200.000 yaşına kadar yaşasa.ne güzel olurdu.hep böyle bi hayat istemiştim.

4 Şubat 2009 Çarşamba

tatil bittti yaaaaa

sonunda 15 güüüüüüüüüün diye uzattığımız tatil bitti.çok üzüldüm.ne güzel oturuyoduk seda ablam yine ıspartaya dönecekti.onun ıspartaya dönmesini istemiyorum.sanki bizde biri değilmiş gibi geliyo artık bana.çok canım sıkılıyo artık.hem şu lanet olası 3/c sınıfı yeni sınıf aççaklar.onun içinde çok sinirliyim.

2 Şubat 2009 Pazartesi

karne günü

sonunda karne günü geldi.15 tatile giriyorduk.çok sevinçliydim.karnemin hepsi beş gelmişti.sonra öğretmen karneleri dağıttı.ben bi baktım hepsi 5 gelmiş.çok sevindim.ama bu sevincim bu kadar uzun sürmedi.çünkü 2. dönem yeni sınıf açılacaktı, öğretmen bunu hatırlatınca herkez ağlamaya başladı.cem,ceren,ali,erdinç,nilay.bende kendimi zor tuttum ama ağlamadım.sonra çıkış vakti geldi.yağmur yağıyordu.karnem biraz ıslandı.sonra ayşenur ablam geldi.çantamı aldı karnemi çantamın içine koydu.sonra müdür konuşma yaptı.sbs sınavında başarılı olanlara hediye verdi.ama 1. kademeden kimse başarılı olmamış galiba.sonra eve gittik babama karnemi gösterdim.çok güzel!aferin.dedi babam.sonra annemede gösterdim.oda aferin dedi.akşamı beklemeye başladım.çünkü akşam seda ablam gelecekti.bende müzik dinledim akşama kadar.müzik dinlerken uzanmıştım.1 saat kadar uymuşum.sonra seda ablam geldi,karneme baktı.oda aferin hep böyle ol dedi.zaten şu ana kadar bütün karnelerimden 5 almıştım.sonraki gün çok zor kalktım.sonra kahvaltı yaptık.sonra tel çaldı.teyzemler selda ablayla birlikte öğleden sonra gelecekti.aradan 1 buçuk saat geçti ve teyzemle selda abla geldi.baya bi muhabbet ettik.akşamm oldu ablamlar geldi teyzemler biraz daha durdu ve sonra gitti. ben esra ablam ve fatih abiye karnemi gösterdim. çok sevindiler esra ablam bana karne hediyesi 10 lira verdi ve tatilim başladı.çok güzel bir tatil geçiriyorum hala

29 Ocak 2009 Perşembe

kederdeysem TÖÖÖÖÖÖÖÖÖYYYYYTTTT!!!!!!!

kederdeysem töööööööööööytt.çok sinirliyim,okuldaki 3/C sınıfına küfredesim geliyor. yeni sınıf istemişler.e kendileri istemişlerse kendileri gitsin.püüüüüü onlara salaklar manyaklar.çok sinirliyim ama onlar farkında değil. manyaklar aptallar.çok kötü bir sınıf 3/C sınıfı.bütün sınıf onlardan dayak yedi nerdeyse ben hariç tabiki. püüüüüüüüüüüü onlara ben onları okul müdürüne söylemezmiyim.püüüü

***Titanik***




bayadır bloğa girmiyomuşum.ama bunun bile hiç farkında değilim.bu aralar Titanik'e çok taktım titaniğin denizin altındaki resimlerine falan baktım.çok kötüydü,deniz bitkileri yapışmıştı iskeletine.onnun batış anınıda izledim yani titanik filmini izledim.o da çok hüzünlüydü

17 Ocak 2009 Cumartesi

***kötü günlerim***

bu aralar niyese canım çok sıkılıyor.ve bende bunu boluğuma koymak istedim 1. sınıf bittiğinden beri canım çok sıkkın sorulan souların hiç birii duymuyorum ve cevaplayamamıyorum.allahım sen bana sabır ver yarabbiiii aminnn

***inanılmaz kozmik müdür yardımcısı***

müdür yardımcısı hayatımın en korkunç birilerinden biriydi.Hele 1. sınıfta.Batuhan,Ali,Erdinç ve Arda müdür yardımcısına gitmişti,çünkü koridörde kayıyolardı.Müdür yardımcısı o gün geldi.Bir bağardı niye köridörde koşuyosun diye.Sonra odasına götürdü.Arda,Ali,Batuhan ve Erdinçe tokat attı.Bide bi abiyi dövdmüştü.Ben ögrmüştüm.3. sınıfta eşofman ve spor ayakkabı giyip geldik diye müdür yardımcısına gitmiştik.Erdinç,ben,Taha,Adaköy,Neslihan,Arda ve Gökhan.müdür yardımcısıda size disiplin cezası veriyimmi demişti.bizde hayııııııııır demiştik.Müdür yardımcısı hayatımın sonuna kadar en korkunç kişi olacak.

14 Ocak 2009 Çarşamba

***13Ocak Doğum Günüm***




dün gece saat 22:05 te doğum günüm oldu. babam bana tren seti aldı, esra ablamda eşofman aldı.bende biraz şaşırdım tabiibütün her şey çok güzeldi.bütün hediyelerime bayılmıştım.o gece hayatımın en güzel gecesi idi

12 Ocak 2009 Pazartesi


seda ablam bana popüler bilim evren dizisi diye beş kitap aldı.ondan sonra bütüüüüüün gezegenlerin meraklsı oldum. durmadan evren ile ilgili kitaplar okuyup duruyodum ve sonunda güneş sisteminin gezegenlerini öğrrendim. onlar ise bunlardı.merkür,venüs,dünya,mars,jüpiter,satürn,uranüs,plüton.ama artık plüton yapısı gezegenlere benzemediği için 2006 yılının ağustos ayında gezegenler sınıfından atılıp cüce gezegenler sınıfına girmişti.pliton ancak 2006 yılının ağustoss ayına kadar güneş sisteminin 9. gezegeni olarak biliniyordu

6 Ocak 2009 Salı




seda ablam bursadan ıspartaya geri dönüyodu.otobüsü eskişehirdende geççekti.bizde ayşenur ablamla bindik tramvaya ve otogarın yolunu tuttuk.sonra otogara gelince ayşenur ablam bana tost aldı.ben onu küçük yudumlarla yemeye başladım.bi boş yer bulduk ve oturduk

seda ablam yarım saat sonra gözüktü.ayağa kalktık.seda ablama sarıldık. sonra seda ablam geç otobüsün onüne resmini çekiyim dedi.bende çektirdim resimde görüldüğü gibi.sonra seda ablam bana kek verdi,bende eve gelince yedim sonra otobüs kalkıyodu seda ablam otobüse bindi v resmimizi çekti ve sonra gitti bende eve gelince ağladım

Dün gece kalkmışım.Babama demişimki,baba düşman gemileri geldi bende içiçndeyim diye ağlamışım.O yüzden sağ resimdeki kammand ve konquer generals adlı oyunu az oynamak zorundayım.